Van Baarle’nin Soudal-QuickStep’e transferi, Belçika ekibinin taşlı klasiklerde kaybettiği hakimiyetini yeniden kazanma hedefinde yeni bir sayfa açarken, hem takımın pavé kimliğini hem de 2026 sezonu stratejisini kökten değiştirebilecek bir hamle olarak görülüyor. Hollandalı yıldız, Paris-Roubaix zaferi ve Flandre klasiklerindeki istikrarlı sonuçlarıyla, son yıllarda genel klasman odaklı bir dönüşüm yaşayan Soudal-QuickStep’i yeniden kuzey klasiklerinin kalbine taşımaya hazırlanıyor.
Taşlı yollarda yeni bir dönem
Soudal-QuickStep, 2024 sezonunu 34 galibiyetle tamamlayıp UCI takım sıralamasında ilk üç içinde yer almasına rağmen, anıt klasiklerde eski günlerindeki hâkimiyetini tam anlamıyla sahaya yansıtamadı. Takımın Remco Evenepoel etrafında genel klasman odağı güçlenirken, Flanders ve Roubaix gibi taşlı klasiklerde sonuçlar daha çok dayanıklılık ve derinlik eksikliği üzerinden tartışıldı.
Bu çerçevede Van Baarle’nin gelişi, kulübün yıllarca Tom Boonen dönemiyle özdeşleşen “taşlı krallık” mirasını güncelleme hamlesi olarak okunuyor. 2022 Paris-Roubaix zaferi, Omloop Het Nieuwsblad birinciliği ve Flanders’ta podyum yapan profili, onu pavé üzerinde hem lider hem de yol kaptanı rolü için doğal aday hâline getiriyor.
Van Baarle’nin kariyer çizgisi ve son yıllar
2020’lerin başında Ineos ve ardından Visma formasıyla Flanders ve Roubaix ekseninde en istikrarlı isimlerden biri hâline gelen Van Baarle, hem klasiklerde hem de etap yarışlarında tempo belirleme gücüyle öne çıktı. Özellikle 2022 Paris-Roubaix zaferi ve Flanders’ta aldığı ikincilik, onu taşlı klasikler uzmanları arasında ayrı bir konuma taşıdı.
Buna karşın 2023 ve 2024 sezonlarında sakatlıklar, hastalıklar ve Visma’daki yoğun yük dağılımı, performans grafiğinde dalgalanmalara yol açtı. Yine de 2024’te Avrupa takviminde toplamda 60 günden fazla yarış koşarak, hem kilometre hem de tecrübe anlamında pavé ritmini koruyan bir profil çizdi.
Soudal-QuickStep’in pavé kadrosunda güç dengesi
Belçika ekibi 2024 ve 2025 sezonlarında sprint ve etap galibiyetleriyle öne çıkarken, pavé üzerinde Tim Merlier ve Yves Lampaert gibi isimlerle daha çok ikincil roller üstlendi. Takımın anıt klasik performansında, Flanders ve Roubaix’te ilk 20’ye girmekte zorlanması, yönetimi kadro planlamasında daha radikal bir değişime itti.
Van Baarle’nin transferiyle birlikte, 2026 sezonunda Jasper Stuyven gibi klasiklerde tecrübeli bir isimle liderliği paylaşacağı, Lampaert ve genç sprinter Paul Magnier’nin yardımcı roller üstleneceği bir pavé çekirdeği şekilleniyor. Bu yapılanma, takımın artık sadece tek bir “mutlak lider” yerine, farklı senaryolara göre oynayabileceği çok merkezli bir klasik stratejisi kurma isteğini gösteriyor.
Olası pavé lider üçlüsü
- Dylan van Baarle – Paris-Roubaix ve Flanders odaklı, uzun menzilli ataklar ve yüksek tempo bölümleri için ana lider.
- Jasper Stuyven – Son kilometrelerde dayanıklılık ve finiş hızıyla, seçkin gruplarda sprint veya geç atak rolü.
- Yves Lampaert – Rüzgâr bölme, pozisyon alma ve erken seçilim evrelerinde tempo sorumlusu, ikinci plan kazançları için fırsat avcısı.
Taşlı klasikler için istatistiksel tablo
Son yılların verileri, Soudal-QuickStep’in anıt klasiklerde görece geriye düştüğünü, buna karşılık etap yarışları ve zamana karşı performansında belirgin bir sıçrama yaptığını gösteriyor. Van Baarle hamlesi, bu dengeyi klasikler lehine yeniden ayarlama denemesi niteliği taşıyor.
| Sezon | Soudal-QuickStep toplam zafer | UCI takım sıralaması | Paris-Roubaix en iyi derece | Flanders en iyi derece |
| 2024 | 34 | 3. | İlk 25 dışında | İlk 30 dışında |
| 2025 | 30+ (tahmini genel takvim) | Üst sıralar | İlk 30 | İlk 40 |
| 2026 (hedef) | 30+ | İlk 3 | İlk 5 – podyum | İlk 5 – podyum |
Takım içi roller, taktikler ve Türk bisiklet kamuoyu
Türk bisiklet izleyicisi için Soudal-QuickStep’in pavé dönüşümü, son yıllarda televizyon ve dijital platformlarda artan Flanders ve Roubaix yayınlarıyla birlikte daha yakından takip edilen bir hikâyeye dönüşmüş durumda. Özellikle Türkiye’de yol bisikletine ilgi duyan gençler için, taşlı klasiklerde “zamanlama” ve takım taktiğinin ne kadar belirleyici olduğuna dair somut bir örnek sunuyor.
Van Baarle’nin rolü, klasik Türk futbolundaki “oyun kurucu”ya benzetilebilir; hamleleri çoğu zaman ekrandan fark edilmeyen ancak yarışın ritmini belirleyen uzun menzilli tempo artışları ve köprü ataklarıyla şekilleniyor. Soudal-QuickStep’in yeni pavé çekirdeği, taktik çeşitlilik ve yarış zekâsı açısından, Türk izleyicisinin de yakından analiz etmeyi sevdiği stratejik detayları daha görünür hâle getirecek potansiyele sahip.
Yeni pavé projesinin kritik başlıkları
- Erken sezon formu: Omloop Het Nieuwsblad ve Kuurne-Bruxelles-Kuurne gibi açılış yarışlarında performans seviyesi.
- Taşlı segmentlerde derinlik: Takımın sadece liderle değil, yardımcılarla da final grubunda var olma kapasitesi.
- Hava ve zemin değişkenliği: Yağmur, rüzgâr ve çamur koşullarında ekipman, lastik ve pozisyon alma kararlarının bütünlüğü.
- Grand Tour takvimiyle uyum: Van Baarle’nin üç haftalık turlar ile klasik sezonu arasında yıpranmadan denge kurabilmesi.
Van Baarle’nin kişisel hedefleri ve takımla uyum
Hollandalı bisikletçinin yeni sözleşmesi, hem pavé klasikleri hem de etap yarışlarında yardımcı liderlik ve yol kaptanlığı rollerini birlikte içeriyor. Bu yapı, onu sadece kazanmaya oynayan bir finişçi değil, aynı zamanda genç bisikletçilere rehberlik eden, yarış içinde stratejik kararları yöneten bir figür hâline getiriyor.
Soudal-QuickStep cephesi de Van Baarle’nin tecrübesini, Tour de France gibi büyük turlarda rüzgâr etapları ve teknik inişlerde takım liderlerini koruyan bir güvenlik kalkanı olarak görmeyi planlıyor. Böylece pavé uzmanlığı, sezonun sadece birkaç haftasına değil, yılın büyük bölümüne yayılan bir taktik derinlik unsuru olarak kullanılacak.
