Soudal Quick-Step, 2026 klasik sezonu öncesinde Jasper Stuyven’i merkezine alan yeni bir planla taşlı yollara geri dönmeye hazırlanıyor. 12 yıllık Lidl-Trek döneminin ardından Belçikalı yıldız, 2026’dan itibaren üç yıllık kontratla “Kurt Sürüsü”ne katılıyor ve takımın Flanders ile Paris-Roubaix hattındaki yeniden yapılanmasının lider isimlerinden biri oluyor [1][4]. Son yıllarda etap yarışlarına ve genel klasman hedeflerine ağırlık veren ekip, 2025’te 50’nin üzerinde zafer kazanmasına rağmen, 2026’da tek günlük yarışların yeniden stratejik öncelik haline geleceği mesajını veriyor [3][9].
Stuyven’in transferinin arka planı
33 yaşındaki Jasper Stuyven, kariyerine 2014’te Trek yapısında başlamış, 2021 Milano-Sanremo, Omloop Het Nieuwsblad ve Kuurne-Brüksel-Kuurne zaferleriyle klasikler uzmanı kimliğini perçinlemiş bir isim olarak öne çıkıyor [1][5]. Yıllar boyunca Jonathan Milan gibi sprinterlere lider götüren isimlerden biri olan Stuyven, dayanıklılığı ve yol okuma becerisiyle pelotonun en güvenilir klasikler bisikletçilerinden biri kabul ediliyor [1][10]. Soudal Quick-Step’e 2026 başında katılacak olan Belçikalı, böylece kariyerinde ilk kez WorldTour seviyesinde yeni bir formaya geçerek kendi ülkesinin köklü Belçika ekibine dönmüş olacak [1][7].
Takım yönetimi, Stuyven’in “taşlı klasikler için biçilmiş kaftan” olduğunu vurgularken, hem sportif kalite hem de tecrübenin altını çiziyor [4]. Yapılan açıklamalarda, Stuyven’in hem bir günlük yarışlarda liderlik üstlenmesi hem de büyük turlarda sprint trenine güç katmasının beklendiği belirtiliyor [1][4]. Özellikle Tour de France’ta etap kazanma hedefi, hem sporcu hem de takım için 2026–2028 döneminin ana motivasyon başlıklarından biri olarak öne çıkıyor [1][4].
2025 performansı ve 2026 klasik hedefleri
Stuyven, 2024–2025 sezonlarında taşlı klasiklerde hâlâ üst düzey bir seviye ortaya koydu; 2025 Milano-Sanremo’yu ilk 25 içinde tamamladı ve Ronde van Vlaanderen’da ilk beş içinde finişe gelerek klasikler temposunu korudu [2]. Aynı dönemde genel klasman sıralamalarında geri planda kalsa da, PCS puanları 2024 ve 2025 sezonlarında 400’ün üzerinde kalarak istikrarlı bir elit seviye çizdi [5]. Bu tablo, Soudal Quick-Step’in klasikler yeniden yapılanmasında Stuyven’e “zirvesine hâlâ yakın” bir lider gözüyle bakmasının temel gerekçelerinden biri olarak değerlendiriliyor [5][19].
Takımın 2025 sezonu, Remco Evenepoel, Tim Merlier, Paul Magnier ve Ethan Hayter gibi isimlerin taşıdığı 50’yi aşkın zaferle tamamlandı; bu galibiyetlerin dördü Tour de France etaplarında geldi ve kulüp tarihindeki 1000. zafere ulaşılırken yeni bir kilometre taşı kaydedildi [3][9]. Buna karşın Flaman klasiklerinde eski dominasyonun tam olarak yakalanamaması, yönetimi 2026 kadrosunu taşlı yollara göre yeniden kurgulamaya itti [9][10]. Stuyven’in eklenmesi, Lampaert ve Merlier ile birlikte Belçika merkezli, klasiklere odaklı güçlü bir çekirdek yaratma hamlesi olarak yorumlanıyor [1][3].
“Kurt Sürüsü”nün klasikler planı
Soudal Quick-Step, 2026 takviminde Omloop Het Nieuwsblad, Kuurne-Brüksel-Kuurne, E3 Saxo Classic, Gent-Wevelgem, Ronde van Vlaanderen ve Paris-Roubaix hattını bir kez daha “doğal av sahası” olarak konumlandırıyor [15]. Takım sunumlarında yönetim, 2025’te uygulanan yarış programının büyük ölçüde korunacağını, ancak yeni isimlerle klasikler blokunda daha agresif bir taktik yaklaşım benimseneceğini vurguluyor [6][18]. Stuyven’in hem zorlu hava koşullarında hem de taşlı final bölümlerinde tempo yükseltme rolüyle, genç bisikletçilerin de bu yarışlarda kademeli olarak sorumluluk alması bekleniyor [1][9].
Takım içinde, sprint treninde Merlier ile kurulacak bağlantı da dikkat çekiyor; Stuyven, Trek döneminde Jonathan Milan için benzer bir rol üstlenmiş ve Tour de France’ta yeşil mayo mücadelesinde önemli katkıda bulunmuştu [10]. 2026’da klasikler ve sprint etapları arasında çift yönlü bir görev tanımı olan Belçikalı, güçlü düz yol gücü sayesinde hem alan açan bir “lead-out” hem de seçili günlerde finişi hedefleyen bir lider olarak kullanılabilecek profilde yer alıyor [1][4]. Bu yaklaşım, Soudal Quick-Step’in hem tek günlük hem etaplı yarışlarda esnek taktikler kurma kapasitesini artırıyor [3][9].
Stuyven’in kariyer profili
Profesyonel kariyeri boyunca 12 UCI zaferi bulunan Jasper Stuyven, bunların içinde bir anıt klasiği, bir haftalık etap yarışları genel klasmanını ve önemli taşlı yarışı galibiyetleri barındırıyor [5]. 2021 Milano-Sanremo zaferi, kariyerinin zirve noktası olarak öne çıkarken, Omloop Het Nieuwsblad ve Kuurne-Brüksel-Kuurne sonuçları, onu Kuzey klasiklerinde istikrarlı bir kazanan ve podyum adayı haline getirdi [5]. 2024 sezonunda E3 Saxo Classic’te ikincilik elde etmesi, 30’lu yaşların ortasında dahi en üst seviye rakiplerle mücadele edebildiğini gösteren önemli bir veri olarak görülüyor [5].
| Yıl | Öne çıkan sonuç | Yarış tipi |
| 2021 | Milano-Sanremo galibiyeti | Anıt klasik |
| 2020 | Omloop Het Nieuwsblad galibiyeti | Taşlı klasik |
| 2019 | Deutschland Tour genel klasman galibiyeti | Etap yarışı |
| 2016 | Kuurne-Brüksel-Kuurne galibiyeti | Taşlı klasik |
Genel klasman odaklı bir profil yerine klasikler ve sprint etapları için şekillenen Stuyven, 2024 Tour de France’ı ilk 70 içinde tamamlarken, daha önceki yıllarda da Fransa Turu’nda etap galibiyetine çok yaklaştı [2][5]. Özellikle 2021’de Tour de France’ta ikincilikle sonuçlanan bir etap finişi, Belçikalı bisikletçinin en büyük hedeflerinden biri olan Tour etabı zaferinin ne kadar ince bir farkla kaçtığını gösteren örneklerden biri olarak hafızalarda kaldı [5].
Türk bisiklet izleyicisi için anlamı
Türkiye’de son yıllarda hem yol bisikleti yayınlarının hem de klasikler takibinin artması, Soudal Quick-Step ve Jasper Stuyven gibi isimlere olan ilgiyi de yukarı çekiyor [19]. Özellikle Eurosport ve dijital platformlar üzerinden Flaman klasiklerinin ve Paris-Roubaix’nin canlı yayınlanması, Türk izleyicilerin taktik detaylara ve takım yapılanmalarına daha yakından bakmasını sağlıyor [6][18]. Soudal Quick-Step’in 2026 klasik paketine Stuyven’i eklemesi, bu yarışları takip eden Türk izleyiciler için sezonu daha merak edilen bir hale getiren adımlardan biri olarak öne çıkıyor [1][10].
Türkiye’de düzenlenen etap yarışları ve yeni nesil bisikletçilerin Avrupa’ya açılma çabaları düşünüldüğünde, klasikler kültürünün güçlenmesi, takımların nasıl yapılandığını anlamak açısından da önemli bir referans noktası sunuyor [19]. Stuyven’in Soudal Quick-Step projesinde üstleneceği rol, hem taşlı klasikler hem de sprint etaplarında liderlik ve yardımcı rollerin nasıl dengelendiğine dair iyi bir örnek oluştururken, bu modelin benzer ölçekteki takımlar için ilham verici bir çerçeve sunması bekleniyor [1][9].
