Quebrantahuesos Öncesi Son Dakika İpuçları: Yarışta Başarının Altın Kuralları

Spor, sport, cycling

Türkiye ekonomisi 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,0 büyüme kaydetmesinin ardından, ikinci çeyrekte daha temkinli bir seyir izleme sinyalleri veriyor. Ekonomik veriler, dezenflasyon sürecinin devam ettiği bir dönemde büyüme ivmesinin yavaşladığını gösteriyor.

İlk Çeyrek Büyümesi Beklentilerin Altında

TÜİK verilerine göre, Türkiye ekonomisi 2025 yılının birinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,0 oranında büyüdü. Bu rakam, piyasa beklentisi olan yüzde 2,5’in altında kalırken, ekonomistlerin tahminleriyle uyumlu bir seyir izledi. Büyümenin ana kaynağını iç talep oluştururken, dış talep koşullarının üretimi sınırladığı gözlemlendi.

Ekonomik büyüme performansı, 2024 yılında kaydedilen yüzde 3,2’lik büyüme oranının altında seyrediyor. Uzun vadeli perspektiften bakıldığında, Türkiye ekonomisi 2003-2024 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,3 büyümüş durumda.

Dünya Bankası Büyüme Tahminini Yükseltti

Uluslararası kuruluşların Türkiye ekonomisine bakışında olumlu gelişmeler yaşanıyor. Dünya Bankası, Nisan ayında yayımladığı ekonomik görünüm raporunda Türkiye için 2025 yılı büyüme beklentisini yüzde 2,6’dan yüzde 3,1’e revize etti. Bu revizyon, özellikle gayrimenkul sektöründe beklenen hareketlenmenin etkisiyle gerçekleşti.

Büyüme tahminlerindeki iyileşme, para politikasındaki sıkı duruşun ve dezenflasyon sürecinin olumlu sonuçlar vermeye başladığının işareti olarak değerlendiriliyor.

Finansal Piyasalarda Dalgalanma

Mart ayında yaşanan iç politik gelişmeler finansal piyasalarda geçici dalgalanmalara neden oldu. BIST-100 endeksi 9.000 puan seviyelerini test ederken, ülke risk primi (CDS) 320 baz puanın üzerine yükseldi. Ancak piyasalar hızla toparlanma göstererek, CDS verileri 290 puan seviyelerine geriledi.

Merkez Bankası döviz rezervlerinde de dikkat çeken hareketler yaşandı. Şubat ayında 100 milyar dolar seviyesine çıkan rezervler, 25 Nisan’da 51,5 milyar dolara gerilerken, piyasaya yapılan müdahaleler sonucu 65 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Üretim Sektöründe Zorluklar Devam Ediyor

İmalat sanayi verileri, ekonomideki yavaşlamanın üretim cephesinde de hissedildiğini ortaya koyuyor. İç ve dış talep koşulları kaynaklı üretim yavaşlaması 14. aya taşınırken, Mayıs ayında yaşanan düşüş Ekim 2024’ten bu yana en yüksek oranda gerçekleşti.

Döviz kuru gelişmeleri üretim maliyetlerini artırırken, talep koşulları üretimi sınırlamaya devam ediyor. Bu durum, ikinci çeyrekte ekonomik büyümenin daha da yavaşlayabileceği öngörülerini güçlendiriyor.

TÜSİAD’dan Politika Uyumu Çağrısı

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), dezenflasyon sürecinin devam ettiği bu dönemde bütüncül politika yaklaşımının önemini vurguluyor. Dernek yetkilileri, para politikasının mali politika ve yapısal reformlarla desteklenmesi gerektiğini belirtirken, Merkez Bankası bağımsızlığından ödün verilmemesi konusunda uyarıda bulunuyor.

Enflasyonla mücadele konusunda sağlanan toplumsal mutabakatın korunması gerektiği vurgulanan açıklamalarda, faiz dışı dengede ve bütçe açığında kaydedilen iyileşmelere dikkat çekiliyor.

Global Ekonomik Ortamın Etkisi

Uluslararası Para Fonu (IMF) küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ederek, 2025 yılı için yüzde 2,8, 2026 için yüzde 3,0 öngörüsünde bulundu. Bu gelişme, Türkiye ekonomisinin dış talep kaynaklı zorluklarının devam edebileceğine işaret ediyor.

Küresel ekonomideki yavaşlamanın yanı sıra, jeopolitik gerilimlerin ve ticaret politikalarındaki belirsizliklerin de Türkiye’nin büyüme performansını etkileme potansiyeli bulunuyor.