Pogačar, van der Poel ve Wout’u Geçen Bu Grup Flaman Tepelerinde Nasıl Rekor Kırıyor?

Spor, sport, cycling

Türkiye Ekonomisi 2025’te Büyüme Rotasında: İlk Çeyrek Verileri ve Yıllık Projeksiyonlar

Türkiye ekonomisi 2025 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,0 büyüme kaydettu. Bu rakam, ekonomistlerin yüzde 2,5 olan ortalama piyasa beklentisinin altında gerçekleşmesine rağmen, uluslararası kuruluşların yıl geneli için tahminlerinin üzerinde bir seyir gösteriyor.

Dünya Bankası’nın Nisan ayında yayımladığı ekonomik görünüm raporunda, Türkiye için 2025 yılında beklenen büyüme oranı yüzde 2,6’dan yüzde 3,1’e revize edildi. Bu yukarı yönlü revizyon, özellikle gayrimenkul sektöründeki beklenen hareketlenmenin etkisiyle açıklanıyor.

Uluslararası Kuruluşlardan Pozitif Sinyal

Uluslararası Para Fonu da Türkiye’ye ilişkin büyüme beklentisini 2025 için 0,1 puan artırarak yüzde 2,7’ye yükseltti. 2026 için ise tahminlerini değiştirmeyerek yüzde 3,2 düzeyinde tuttu. Bu gelişme, Türkiye ekonomisinin yapısal reformlar ve sıkı para politikası uygulamalarının olumlu sonuçlar vermeye başladığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

TÜSİAD’ın ekonomi toplantısında vurgulanan noktalara göre, geçtiğimiz yıl ekonomi politikalarında başlayan önemli değişim meyvelerini vermeye başladı. Ülke risk primi, Merkez Bankası rezervleri ve cari açık konularında önemli başarılar elde edildi.

Merkez Bankası Rezervleri ve Piyasa Dinamikleri

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz rezervleri konusunda yaşanan dalgalanma dikkat çekici. Şubat ayında 100 milyar ABD Doları seviyesine çıkan rezervler, 25 Nisan tarihinde 51,5 milyar dolara geriledi. Ancak piyasaya alım yönünde yapılan müdahaleler sonucu 65 milyar dolara yükselerek Nisan 2024 seviyelerine geri döndü.

Borsa İstanbul’da yaşanan hareketlilik de ekonomik belirsizliklerin bir yansıması oldu. Mart ayında yaşanan iç politik gelişmelerin yarattığı belirsizlik ortamında BIST 9.000 puan seviyeleri test edilirken, CDS verileri 320 baz puanın üzerine yükseldi. Ancak sonrasında yeniden 290 puan seviyelerine geriledi.

Enflasyon ve Dezenflasyon Süreci

TÜSİAD yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, enflasyonu düşürmenin ilk aşamasında ilerleme sağlandığı belirtiliyor. Ancak 2025’te devam edecek olan dezenflasyon sürecinin daha zorlu bir dönem olacağı vurgulanıyor. Hedeflenen seviyelere ulaşabilmek için bütüncül bir bakış açısıyla para politikasının daha uyumlu bir mali politika ve yapısal reformlarla desteklenmesi gerekiyor.

Faiz dışı dengede ve bütçe açığında ciddi iyileşmeler kaydedildiği belirtiliyor. Bu gelişmeler, ekonominin yeniden dengeleme sürecinde önemli adımlar attığını gösteriyor.

İç ve Dış Talep Dinamikleri

Mayıs ayı verilerine göre, iç ve dış talep koşulları kaynaklı üretim yavaşlaması 14. aya taşındı. PMI verilerine göre düşüş, Ekim 2024’ten bu yana en yüksek oranda gerçekleşti. Talep koşulları üretimi sınırlarken, döviz kuru da üretim maliyetlerini artırıcı etki yapıyor.

Ekonomik büyümenin ilk çeyrekte devam etmesine rağmen, ikinci çeyrekte bir yavaşlama bekleniyor. Büyümenin kaynağının iç talep olmaya devam etmesi, ekonominin iç dinamiklerinin güçlü olduğunu gösteriyor.

Piyasa Göstergeleri ve Finansal Durum

Nisan ayı sonu itibariyle finansal piyasalardaki gelişmeler karışık bir tablo sergiliyor. 5 yıllık CDS primi 45 baz puan artışla 361’e, 2 yıllık gösterge tahvil faizi ise 80 baz puan yükselişle yüzde 49,90’a çıktı. BIST-100 endeksi yüzde 6 düşüş gösterirken, dolar/TL kuru yüzde 1,4, euro/TL kuru ise yüzde 6,3 artış kaydetti.

Bu gelişmeler, küresel ekonomik belirsizliklerin ve iç dinamiklerin piyasalar üzerindeki etkisini yansıtıyor. Merkez Bankası’nın bağımsızlığının korunması ve para politikasının doğru işleyişinin sürdürülmesinin önemi bu noktada daha da belirgin hale geliyor.