Belçikalı dünya şampiyonu Lotte Kopecky, Flanders Turu’nu üç kez kazanan ilk kadın bisikletçi olmasına rağmen, kariyerinde yeni hedeflere odaklanıyor ve “sadece” anıtsal bir klasiği kazanmanın artık ona yetmediğini açıkça ortaya koyuyor. Son iki sezonda hem tek günlük klasiklerde hem de etap yarışlarında gösterdiği istikrar, onu kadın yol bisikletinde Tour de France Femmes genel klasman zaferi için en güçlü adaylardan biri hâline getirirken, Kopecky’nin iştahı ve hedef çıtası da her yıl biraz daha yükseliyor. Paris-Roubaix, Strade Bianche ve Flanders Turu gibi en zorlu parkurları domine eden Belçikalı yıldız, artık “tam bir etap yarışçısı” kimliğini inşa etme sürecinde.
Lotte Kopecky’nin Flanders mirası
Lotte Kopecky, kariyerinin son iki yılında Flanders Turu’nda tarihe geçen bir başarı yakalayarak yarışı üç kez kazanan ilk kadın bisikletçi oldu ve Belçika’da ikon statüsünü pekiştirdi.[1][11] 2025’te yağmur ve rüzgâr altında koşulan zorlu parkurda Pauline Ferrand-Prévot ve Liane Lippert gibi güçlü rakiplerini sprint finişinde geride bırakarak, Flanders’ın taşlı yokuşlarında kurduğu hakimiyeti bir kez daha tescilledi.[1][11] Bu tarihi galibiyet, Kopecky’nin üst üste klasik sezonlarında aldığı sonuçlarla birleştiğinde, onu Belçika’da erkekler yarışındaki efsanelerle aynı cümlede anılan bir figüre dönüştürdü.[14]
Belçikalı bisikletçi, Ronde van Vlaanderen zaferlerinin yanı sıra son yıllarda Strade Bianche ve Paris-Roubaix’de elde ettiği başarılarla da “taşlı yolların kraliçesi” olarak anılmaya başlandı.[5][6] Bu miras, Türkiye’de özellikle klasik yarışları yakından takip eden bisiklet izleyicisi için de aşina bir hikâye; çünkü Flanders ve Roubaix gibi anıtsal yarışlar, İstanbul-Çanakkale parkurlarıyla kıyaslanarak sık sık yerel bisiklet camiasında referans noktası olarak gösteriliyor.
2024–2025 sezonunda yükselen çıta
2024 sezonu, Kopecky’nin tek günlük klasiklerdeki üstünlüğünü iyice netleştirdi; Belçikalı yıldız Strade Bianche’yi ikinci kez kazanırken, Paris-Roubaix Femmes’te de kariyerinin ilk zaferine imza atarak taşlı velodrom finişinde gökkuşağı mayosuyla bir ilki gerçekleştirdi.[4][5][6] Aynı yıl Birleşik Arap Emirlikleri Turu’nda genel klasman ve sprint klasmanını kazanması, bisiklet kamuoyunda onu sadece klasikçi değil, yüksek tempolu etap yarışlarını da taşıyabilecek tam bir etap lideri olarak konumlandırdı.[5][6] Yaz aylarında Tour of Britain ve Tour de Romandie Féminin’de genel klasman zaferleri, Giro d’Italia Women’da ise etap galibiyeti, puan klasmanı ve genel klasmanda ikincilik getiren performans, Kopecky’nin uzun ve dağlık yarışlarda da ayakta kalabildiğini gösteren kritik göstergeler oldu.[2][8]
2025 sezonu ise daha dalgalı geçti; bir yandan Flanders Turu’nda tarihi üçüncü zafer gelirken, diğer yandan sakatlıklar ve sırt problemleri Tour de France Femmes genel klasman hedefini sekteye uğrattı.[1][3][12] Kopecky, yaz boyunca yaşadığı bel ve diz sorunları nedeniyle bazı etap yarışlarında finişe kadar dayanmakta zorlandı ve Tour de France Femmes’te açılış etabında beklenen performansı gösteremeyip zaman kaybedince, sezon sonu değerlendirmesinde yılı “dramatik” olarak nitelendirdi.[3][12] Buna rağmen Belçikalı bisikletçi, sezonun kapanışında yol dünya şampiyonasında bir kez daha zirveye çıkarak büyük yarışlarda hâlâ en yüksek seviyede rekabet edebileceğini kanıtladı.[2][4]
Başarı tablosu: 2024–2025
| Yıl | Yarış | Sonuç |
| 2024 | Strade Bianche Donne | 1. |
| 2024 | Paris-Roubaix Femmes | 1. |
| 2024 | UAE Tour Women (Genel) | 1. |
| 2024 | Tour of Britain Women (Genel) | 1. |
| 2024 | Tour de Romandie Féminin (Genel) | 1. |
| 2024 | Giro d’Italia Women (Genel) | 2. / Puan klasmanı 1. |
| 2025 | Ronde van Vlaanderen | 1. (3. zafer) |
| 2025 | Liège-Bastogne-Liège Femmes | 5. |
Tour de France Femmes ve yeni hedefler
Lotte Kopecky’nin son yıllardaki en büyük hedeflerinden biri, kadınlar Tour de France genel klasmanını kazanmak ve kariyerini efsane statüsüne taşıyacak sarı mayoyu sırtına geçirmek oldu.[5][6] 2023’te ikinci sırayı aldıktan sonra 2024’te programını kısmen Olimpiyat hedefleriyle dengelemeyi tercih eden Kopecky, 2025 sezonunda ise sakatlıklar nedeniyle Tour de France Femmes’te gerçek potansiyelini ortaya koyamadı ve genel klasman iddiasını erken bırakmak zorunda kaldı.[3][9][12] Yine de hem takım içindeki liderlik rolünün güçlenmesi hem de klasiklerdeki dominant performansı, önümüzdeki yıllarda Tour de France Femmes için yeniden bir genel klasman atağının kapısını açık bırakıyor.[5][6]
Belçikalı yıldız, sezon sonu değerlendirmelerinde Flanders Turu gibi anıtsal zaferlerin “sadece bir aşama” olduğunu, asıl tatmini ise tüm sezonu şekillendiren etap yarışlarında aradığını dile getirerek odak noktasını netleştirdi.[3] Bu yaklaşım, kadınlar yol bisikletinde giderek artan etap yarış ağırlığıyla da örtüşüyor; tıpkı Türkiye’de Kapadokya, Ege ve Akdeniz etap yarışlarında genel klasman kurgusunun, artık tek günlük finişlerden daha büyük bir prestij taşıması gibi, uluslararası arenada da sarı, pembe ya da yeşil mayo mücadeleleri sporun merkezine yerleşmiş durumda.
Türk bisikleti ve Kopecky etkisi
Kopecky’nin klasiklerdeki agresif ve dirençli sürüş tarzı, Türkiye’de gelişen kadın bisiklet kültüründe genç sporcular için önemli bir referans noktası hâline geldi. Son yıllarda İstanbul, İzmir ve Ankara çevresinde düzenlenen amatör gran fondo yarışlarında, kadın katılımındaki artışın yanında, taşlı ve sert tırmanışlı etaplara olan ilginin de yükselmesi, Flanders ve Roubaix gibi parkurların televizyon ekranlarında daha çok yer bulmasıyla beraber okunuyor. Kopecky’nin zorlu havalarda dahi ön grupta kalma ısrarı, Türk antrenörlerin dayanıklılık ve pozisyon alma konusunda kullandığı örneklerden biri hâline gelmiş durumda.
Öte yandan, Avrupa’daki kadın bisikletinin profesyonelleşme süreci ve Kopecky gibi isimlerin aldığı sonuçlar, Türkiye’de hem kulüplerin hem de sponsorların kadın sporculara yatırım iştahını artırıyor. WorldTour seviyesindeki dayanıklılık ve taktik çeşitliliği, Antalya ve Ege çevresinde kış kamplarına gelen yabancı takımların varlığıyla daha yakından gözlemlenebiliyor; bu kamplarda Türk sporcuların Belçikalı ve Hollandalı bisikletçilerle aynı antrenman parkurlarını paylaşması, Kopecky’nin temsil ettiği üst düzey standardı sahada görmelerine imkân tanıyor.
Takım rolü ve taktik yaklaşımı
SD Worx-Protime takımında Lotte Kopecky, hem klasiklerde bitirici isim hem de bazı etap yarışlarında düz finişlerde lider sprinter olarak çift yönlü bir rol üstleniyor.[5][6] 2024 ve 2025 sezonlarında Strade Bianche, Paris-Roubaix, Danilith Nokere Koerse ve UAE Tour gibi farklı profil ve coğrafyalarda elde ettiği zaferler, rüzgâr, taşlı yol ve kısa ama dik tırmanışlarla dolu parkurlara olağanüstü adaptasyon kapasitesini ortaya koydu.[2][5] Bu çok yönlülük, Tour de France Femmes gibi karma etap profilli yarışlarda hem etap galibiyetine hem de genel klasman mücadelesine aynı anda odaklanabilen az sayıdaki sporcu arasında yer almasını sağlıyor.
Belçikalı yıldızın yarış içi davranışı, saha kenarında oyunu okuyan bir futbol oyun kurucusuna benzetilebilir; rakiplerin hamlelerini erken sezerek pozisyon alan, son bölümde ise patlayıcı gücüyle sonuç alan bir profil çiziyor. Bu tarz, Türkiye’de rüzgârlı Trakya etapları veya Karadeniz’in kısa, dik tırmanışlı parkurlarında yarışan yerel bisikletçilere de örnek teşkil ederken, takımların rüzgâr koridoru ve grup içi pozisyon almaya dönük taktik çalışmalarının önemini artırıyor.
Kariyerin sonraki sayfası
Lotte Kopecky’nin 2026’ya girerken hedefleri arasında, yeniden sağlıklı bir kış dönemi geçirdikten sonra ilkbahar klasiklerine güçlü dönüş yapmak ve aynı zamanda pist bisikletinde Avrupa ve dünya şampiyonlukları için formunu dengelemek bulunuyor.[2][3] Konya’da düzenlenmesi gündeme gelen Avrupa pist şampiyonası gibi organizasyonlar, Kopecky’nin hem yol hem pistte çift cepheli bir kampanya yürütmesine olanak verirken, Türkiye’nin de elit bisiklet arenasında kilit bir ev sahibi rolü oynayabileceğini gösteriyor.[3] Belçikalı yıldız, yol yarışlarında aradığı “başarı hissini” yeniden yakalamak için Flanders Turu’ndaki mirasını yeni etap hedefleriyle birleştirmeye hazırlanırken, bisiklet dünyasında asıl ölçütün artık sürekli zirveye oynayan istikrarlı performanslar olduğu mesajını veriyor.
