ABD Adalet Bakanlığı’ndan California Üniversitelerine Irk Ayrımcılığı Soruşturması
ABD Adalet Bakanlığı, California eyaletindeki önde gelen üniversitelerin öğrenci kabulünde ırk temelli ayrımcılık iddialarını incelemek üzere kapsamlı bir soruşturma başlattı. UCLA, UC Irvine, Stanford ve UC Berkeley gibi kurumlar, Yüksek Mahkeme’nin 2023 kararına rağmen gizli DEI (Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık) uygulamalarıyla suçlanıyor. Bu adım, meritokrasi yani liyakat esaslı fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
Soruşturmanın Detayları
Adalet Bakanı Pam Bondi, soruşturmayı duyururken Başkan Trump ile birlikte “yasadışı ayrımcılığa son vererek liyakat temelli fırsatları restore etmeyi” amaçladıklarını vurguladı. Bakanlık, üniversitelerin yıllardır ırk kotası uygulayarak Asyalı ve beyaz adaylara karşı ayrımcılık yaptığını öne sürüyor. Mart 2025’te başlayan inceleme, Title VI Sivil Haklar Yasası kapsamında yürütülüyor ve federal fonların geri çekilme riskini taşıyor.
Üniversiteler savunmalarını dile getirirken, UC sistemi 1997’deki Proposition 209 yasasından beri ırkı kabul kriteri olarak kullanmadığını belirtiyor. Stanford ise 2023 Yüksek Mahkeme kararından sonra bu uygulamayı terk ettiğini ifade ediyor. Yine de, Siyah ve Latin kökenli öğrenci oranlarının beklenenden yüksek kalması şüpheleri artırdı; örneğin UCLA’da hedefli outreach programları sayesinde bu oranlar 2024-2025 döneminde %10-15 oranında yükseldi.
Tarihsel ve Hukuki Arka Plan
Yüksek Mahkeme’nin Students for Fair Admissions kararıyla affirmative action yani olumlu ayrımcılık yasaklandı, ancak birçok elit üniversite “holistik inceleme” kisvesi altında ırkı dolaylı yoldan değerlendirmeye devam etti. 2025 Temmuz’unda Başkan Trump’ın “Yükseköğretim Kabulünde Şeffaflık” yürütme emriyle Eğitim Bakanlığı, başvuru havuzundan kayıtlı köken verilerini zorunlu raporlamaya başladı. Bu, gizli vekil kriterleri gibi çeşitlilik beyanlarını ortaya çıkarmayı amaçlıyor.
Türkiye’deki Benzer Tartışmalar
Türkiye’de YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) tamamen merkezi ve liyakat odaklı bir sistemle işliyor; 2025’te 2,5 milyondan fazla aday yarıştı ve ilk 1000’de bile aynı sorular soruldu. Bu model, fırsat eşitliğini korurken etnik veya sosyal köken ayrımcılığını dışlıyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 12 yıllık zorunlu eğitimi sorgulayan açıklamaları, ABD’deki DEI eleştirileriyle paralellik göstererek, Türkiye’de de sınav sisteminin daha adil hale getirilmesi tartışmalarını alevlendirdi.
ABD’deki gelişme, Türk üniversitelerinin Boğaziçi ve ODTÜ gibi kurumlarında yaşanan eşitlik tartışmalarını da gündeme getiriyor. 2025’te Eğitim-Sen raporuna göre, yükseköğretimde sınıfsal eşitsizlikler devam ederken, yurt dışı hayalleri artıyor. Bu soruşturma, küresel ölçekte meritokrasiyi güçlendiren bir emsal oluşturabilir.
| Üniversite | Soruşturma Nedeni | 2024-2025 Etkisi |
|---|---|---|
| UCLA | DEI outreach | Siyah/Latin öğrenci artışı %15 |
| Stanford | Holistik inceleme | Çeşitlilik oranlarında düşüş |
| UC Berkeley | Irk bazlı programlar | Federal fon riski |
| UC Irvine | Ayrımcılık iddiası | Kabul verileri inceleniyor |
Soruşturma devam ederken, üniversiteler uyum için DEI ofislerini kapatmaya veya yeniden yapılandırmaya başladı; örneğin USC çeşitlilik değerlerini listeden çıkardı. Bu süreç, eğitimde şeffaflık ve adalet arayışını hızlandırıyor.
