ABD’li Akademisyen Arnavutluk’ta Irk Anlatılarını Sorguluyor
ABD’li antropolog Chelsi West Ohueri’nin yeni kitabı Arnavutluk’ta Irkı Karşılaşmak, Arnavutluk’un “ırksız” ulusal kimlik anlatısını kökten sorguluyor. 15 yıldan fazla saha araştırmasına dayanan eser, komünist dönem sonrası ırk algısını ve azınlıkların marjinalleşmesini ortaya koyuyor. Arnavutluk’un Avrupa’nın kenarındaki bu “çevresel beyazlık” konumu, Balkanlar’daki göç ve kimlik dinamiklerini aydınlatıyor.
Komünist Miras ve Irk Algısı
Arnavutluk, kendini yabancılara misafirperver bir ülke olarak tanımlarken, Ohueri’nin gözlemleri farklı bir tablo çiziyor. Köylerde ve şehirlerde Siyah bir akademisyen olarak karşılaştığı yoğun bakışlar, dokunuşlar ve merak, ırkın günlük hayatta varlığını kanıtlıyor. Komünist rejim döneminde Afrika kıtasından gelen açlık görüntüleri propaganda aracı olarak kullanılarak Siyahlık, geri kalmışlıkla özdeşleştirildi ve bu kalıntılar günümüzde popüler kültürde yankılanıyor.
Hip-hop kültürü, genç Arnavutlar arasında yayılırken, kendilerini Batı Avrupa’ya göre “daha az Avrupalı” hisseden bir konum yaratıyor. Göçmen Arnavutlar İtalya, Yunanistan veya Almanya’da suçlu ve hiperseksüel stereotiplere maruz kalırken, içeride Roman ve Mısırlı azınlıkları “daha karanlık, kirli ve modern olmayan” olarak damgalıyorlar. Bu ikili dinamik, ırkın katmanlı ve koşullu doğasını gösteriyor.
Roman ve Mısırlı Azınlıkların Durumu
Arnavutluk’un Roman ve Mısırlı toplulukları, coğrafi, ekonomik ve sosyal olarak toplumun kenarına itilmiş durumda. Mahalleleri underdeveloped ve damgalanmış, halk arasında kodlu ifadelerle dışlanıyorlar. 2021-2025 Ulusal Eşitlik Eylem Planı kapsamında eğitimde entegrasyon için ücretsiz kitap ve ulaşım sağlanmış, Roman öğrencilerin okulu bırakma oranları önemli ölçüde azalmış.
2024’te Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığını Önleme Komitesi incelemesinde, Arnavutluk spor yasalarıyla ırkçılığı kınadığı belirtilirken, Roman ve Mısırlıların kurumlara katılımı artmış. Yine de yoksulluk, konut ve eğitim eşitsizlikleri devam ediyor; bu grupların ayrımcılığa karşı korunması, Balkan göç rotalarındaki ırksal ölçekleri belirliyor. Arnavutluk’un bu azınlıklara yönelik politikaları, Türkiye’nin Balkan komşularındaki kültürel etkileşimlerini de etkiliyor.
Türkiye-Arnavutluk Bağlamında Önemi
Osmanlı mirasının güçlü olduğu Arnavutluk’ta, Türkiye ile diplomatik ve ekonomik ilişkiler hızla derinleşiyor. Göçmen dönüşlerde karşılaşılan zorluklar, Arnavutluk’un kimlik tartışmalarını Türkiye’nin çokkültürlülük politikalarıyla paralelleştiriyor. Ohueri’nin çalışması, Balkanlar’da ırkın nasıl “üretildiğini” açıklarken, Türkiye’nin bölgedeki yumuşak güç stratejilerine yeni bir perspektif sunuyor.
