Dylan van Baarle: Flanders ve Paris-Roubaix Zaferine Odaklandı – Sezonun En Büyük Hedefleri

[Paris-Roubaix]

Dylan van Baarle, 2022 Paris-Roubaix ve Flanders yıldızı, yeni sezonda yeniden taşlı klasiklere odaklanırken, en büyük hedefini bir kez daha Flanders Turu ve Paris-Roubaix olarak belirliyor. Kariyerinin bu evresinde sağlık sorunları ve düşüşlerle dolu iki zorlu yılın ardından, deneyimli Hollandalı bisikletçi, taşlı klasikler takviminin kalbinde tekrar başrol oynamayı amaçlıyor. Özellikle Belçika ve Kuzey Fransa’daki taşlı parkurlar, hem kendisi hem de onu yakından takip eden Türk bisikletseverler için yeniden bir “dönüm noktası” niteliği taşıyor.

Dylan van Baarle’nin Flanders ve Roubaix odağı

Dylan van Baarle profesyonel kariyerinde her zaman taşlı klasiklerde uzmanlaşan, uzun ve sert yarışlarda dayanıklılığıyla öne çıkan bir isim olarak biliniyor. 2022’de Paris-Roubaix’yi kazanması ve Flanders Turu’nda ikinci olması, onu bu iki anıtsal yarışla özdeşleştiren dönüm noktaları oldu. [2][5][7]

Hollandalı bisikletçi için Flanders Turu ve Paris-Roubaix, yalnızca sezon hedefi değil, aynı zamanda kariyer mirasının belirleyici unsurları haline geldi. Son yıllarda Mathieu van der Poel ve Tadej Pogacar gibi yıldızların domine ettiği bir klasikler döneminde, Van Baarle’nin tecrübesi ve taşlı yollardaki ustalığı, takımları için hâlâ stratejik bir koz olarak görülüyor. [3][9]

Son iki sezonda zorlu süreç

2024 sezonu, Van Baarle açısından beklenenden çok daha sınırlı yarış günleri ve sağlık problemleriyle şekillendi. Deneyimli sporcu, yıl boyunca sadece on yarışta start alabildi ve bu da fiziksel sorunların klasikler formuna doğrudan etki ettiğini gösterdi. [1][7]

Paris-Roubaix 2024’te ise Van Baarle start listesinde yer almasına rağmen hastalık nedeniyle yarışa başlamadı; bu durum hem Visma | Lease a Bike ekibi için hem de taşlı klasik izleyicileri açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirildi. Aynı bahar döneminde bazı Belçika klasiklerinde de soğuk hava ve sağlık sorunları nedeniyle zorlanan Hollandalı, buna rağmen Roubaix’ye dönme arzusunu korudu. [4][7]

İstatistikler ve performans göstergeleri

Van Baarle’nin kariyer performans eğrisi, 2022 ve 2023’te zirve yaptıktan sonra 2024’te belirgin bir düşüş gösterdi; UCI ve benzeri derecelendirmelerde 2024 sezonunda aldığı puanlar önceki iki yılın oldukça gerisinde kaldı. 2025 sezonuna girilirken toplam kilometre, yarış günü sayısı ve genel sıralama puanlarında toparlanma arayışı öne çıkıyor. [1]

Yine de 2022 Paris-Roubaix zaferi, Van Baarle’nin potansiyelini somut olarak ortaya koyan veri seti olarak hâlâ referans noktası niteliğini koruyor. O gün 257 kilometrelik parkuru 45 km/s’nin oldukça üzerinde bir ortalama hızla tamamlaması, uzun taşlı bölümlerde yüksek watt değerlerini sürdürebildiğini ve tek başına kaçışta bile temposunu koruyabildiğini gösterdi. [2][5]

Paris-Roubaix 2022’den dikkat çekici veriler

Yarış mesafesi Yaklaşık 257 km’lik Paris-Roubaix parkuru
Bitiriş süresi ve ortalama hız 5 saat 37 dakikaya yakın bir sürede, yaklaşık 45,7 km/s ortalama hızla tamamlanan yarış
Güç değerleri Yarış boyunca 300 watt’ın üzerinde ortalama güç, kritik taşlı sektörlerde 400 watt sınırını zorlayan ataklar

Bu rakamlar, Van Baarle’nin özellikle taşlı klasiklerde ihtiyaç duyulan yüksek güç–dayanıklılık dengesine sahip nadir isimlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Tek günlük, 250 kilometreyi aşan anıtsal yarışların son bölümlerinde dahi yüksek tempo tutabilmesi, onu taktiksel anlamda da değerli bir figür yapıyor. [2]

Flanders Turu’nun özel yeri

Flanders Turu, Van Baarle için yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda dünya şampiyonalarıyla birlikte kariyerinin “en büyük hayali” olarak tanımladığı bir yarış konumunda. Daha önce elde ettiği ikincilik, onu Belçika’nın efsanevi taşlı ve kısa dik rampalı yükselişlerinde son bölüme kadar taşıyabilecek düzeyde olduğunu ispatladı. [7][18]

2024 ve 2025 takvimlerinde Flanders Turu, Brugge–Oudenaarde hattında 260 kilometreye yaklaşan mesafesi, 15’i aşkın kısa ama sert tırmanışı ve taşlı sektörleriyle klasik uzmanlarını bekliyor. Bu yapı, Van Baarle gibi hem düz hem de kırık profilli etaplarda güçlü kalan sporculara taktik esneklik sağlıyor. [3][6][10][12]

Flanders parkurunun belirleyici unsurları

  1. Kısa ama sert yokuşlar (Koppenberg, Oude Kwaremont, Paterberg gibi klasik tırmanışlar).
  2. Taşlı sektörler boyunca pozisyon savaşları ve rüzgâr etkisi.
  3. 200. kilometre sonrasında yorgunluk ve takım desteğinin azalmasıyla öne çıkan bireysel güç ve taktik okuma.

Bu koşullar, Flanders Turu’nu hem Van Baarle’nin dayanıklılık profilini öne çıkaran hem de güçlü klasik sprinterlerle tırmanışçılar arasında ince bir denge gerektiren bir sahneye dönüştürüyor. Son yıllarda Pogacar ve Van der Poel gibi yıldızların belirlediği tempo, Van Baarle gibi klasik uzmanlarını da daha agresif yarışmaya zorluyor. [3][9][10][12]

Türk bisiklet izleyicisi ve taşlı klasikler

Türkiye’de son yıllarda hem yol bisikleti hem de WorldTour düzeyindeki klasiklere ilgi belirgin şekilde artarken, Eurosport ve dijital platformlar üzerinden Flanders ve Paris-Roubaix yayınları geniş bir kitleye ulaşıyor. Taşlı klasikler, özellikle Konya, Kapadokya ve Ege Akdeniz hattındaki amatör yarışlarda zorlu parkurlarla tanışan yerel sporcular için ilham kaynağına dönüşmüş durumda. [3][6][10]

Dylan van Baarle gibi taşlı yol uzmanlarının hikâyesi, Türk bisiklet camiasında da “sabır ve dayanıklılık” üzerinden okunan bir örnek olarak öne çıkıyor. Uzun süre domestik rolünde çalıştıktan sonra Paris-Roubaix gibi bir anıtsal yarışı kazanması, genç sporculara takım içinde farklı rollerle gelişmenin de üst düzey zaferlere kapı aralayabileceğini gösteriyor. [2][5][7]