Kaynak: Yeniçağ Gazetesi
Kontent:
60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun üçüncü etabı, Fethiye’den Marmaris’e uzanan 175,9 kilometrelik parkurda start aldı ve organizasyonun 60. yıl heyecanını Akdeniz ve Ege kıyılarında zirveye taşıdı [1][3]. Uluslararası Bisiklet Birliği takviminde ProSeries kategorisinde yer alan ve 23 takımdan 160 sporcunun mücadele ettiği tur, hem genel klasman rekabeti hem de Türkiye’nin tanıtımı açısından son yılların en dikkat çekici spor organizasyonlarından biri olarak öne çıkıyor [1][3][13].
Fethiye–Marmaris parkurunda start
Üçüncü etabın startı, Muğla’nın Fethiye ilçesinde verilirken sporcular deniz seviyesinden başlayan yarışta, kıyı şeridi boyunca rüzgâr, kısa ama sert tırmanışlar ve inişlerle dolu teknik bir rota ile karşı karşıya kaldı [1][3]. Fethiye-Marmaris etabı boyunca bisikletçiler, Yeşilbelde üzerinden İçmeler ve Marmaris merkezdeki turistik noktalardan geçerek hem yerel halkın hem de turistlerin yoğun ilgisiyle pedal çevirdi [3].
175,9 kilometrelik üçüncü etap, TUR 2025 programının en uzun günü olarak kayda geçerken, finişe doğru beklenen toplu sprint senaryosu takımların gün boyu yaptığı tempo kontrolünü ve sprinterlerin konum mücadelesini daha da kritik hale getirdi [1][3]. Etap boyunca hem kaçış gruplarının farkı açma çabaları hem de genel klasman iddiası taşıyan takımların ritim belirleyici temposu, turun 60. yıl özel rotasının ne kadar seçici olduğunu bir kez daha gösterdi [1][3].
Genel klasman ve mayo mücadelesi
Üçüncü etap öncesinde turkuaz mayo genel klasman lideri konumundaki genç isimler, hem etap içinde oluşabilecek zaman farklarını sınırlamaya hem de kritik tırmanış etabı öncesinde pozisyonlarını korumaya odaklandı [1][12][13]. 60. yıl rotasında toplam 1.153 kilometrelik parkur ve 15.898 metrelik irtifa, özellikle Marmaris-Akyaka (Kıran) ve İzmir öncesi etaplarda genel klasmanı şekillendirecek bir profil sunuyor [4].
Üçüncü etapta turkuaz, kırmızı, yeşil ve beyaz mayoları taşıyan isimler Türkiye’nin farklı bölgelerinde tanınırlık kazanırken, 2024’te genel klasman şampiyonluğuna imza atan Frank van den Broek’in başarısı da takımların stratejisinde referans noktası olmaya devam ediyor [2][11][13][18]. Sprint klasmanındaki yeşil mayo ile tırmanış ve Türkiye güzellikleri klasmanındaki kırmızı ve beyaz mayolar, organizasyonun taktik çeşitliliğini artırarak her etapta farklı tipte bisikletçilerin sahneye çıkmasını sağlıyor [2][5][11].
60. yılın rotası ve üçüncü etabın yeri
60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Antalya’dan başlayıp Kemer, Kalkan, Fethiye, Marmaris, Akyaka, Aydın, Kuşadası, Selçuk ve Çeşme üzerinden İzmir’de tamamlanan 8 etaplık bir rota ile düzenleniyor [3][4][12]. Toplam 8 gün sürecek organizasyon, hem kıyı şehirlerinin turizm potansiyelini hem de iç hat ulaşımındaki lojistik kapasiteyi test eden büyük bir spor etkinliğine dönüşmüş durumda [3][4].
| Etap | Güzergâh | Mesafe (km) |
| 1. Etap | Antalya – Antalya | 132 |
| 2. Etap | Kemer – Kalkan | 167,4 |
| 3. Etap | Fethiye – Marmaris | 175,9 |
| 4. Etap | Marmaris – Akyaka (Kıran) | 115,4 |
| 5. Etap | Marmaris – Aydın | 169 |
| 6. Etap | Kuşadası – Selçuk (Meryem Ana) | 160 |
| 7. Etap | Selçuk – Çeşme | 144,2 |
| 8. Etap | Çeşme – İzmir | 104,1 |
Fethiye-Marmaris etabı, hem uzunluğu hem de sprint finişine uygun profiliyle 60. yıl rotasında sprinterler için en büyük fırsatlardan biri olarak gösteriliyor [1][3]. Bir sonraki gün koşulacak Marmaris-Akyaka (Kıran) etabının “Kraliçe Etap” olarak tanımlanması, üçüncü etapta genel klasman adaylarının risk almadan, zaman kaybetmeden günü tamamlama eğilimini güçlendiriyor [1][3][4].
Ekonomik ve turistik etkiler
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60. yılında, rotanın Antalya’dan İzmir’e uzanması, tur güzergâhındaki otellerden küçük işletmelere kadar geniş bir yelpazede ekonomik hareketlilik yaratıyor [3][4]. Tur boyunca konaklama, ulaşım, yayıncılık ve organizasyon harcamaları, özellikle turizm sezonuna hazırlık yapan kıyı kentleri için önemli bir tanıtım ve gelir kalemi olarak değerlendiriliyor [3][4].
Ulusal ve uluslararası yayıncı kuruluşlar aracılığıyla milyonlarca izleyiciye ulaşan canlı yayınlar, Fethiye, Marmaris, Gökova Körfezi ve Efes gibi noktaların doğal ve tarihi dokusunu ekranlara taşıyarak Türkiye’nin spor turizmi markasını güçlendiriyor [3][10][12]. Son yıllarda bisiklet turuyla birlikte amatör bisiklet etkinliklerinin ve kulüp lisanslı sporcu sayısının artması, organizasyonun yalnızca profesyonel spor alanında değil, gündelik yaşam pratiklerinde de karşılık bulduğunu gösteriyor [3][13].
Taktik mücadele ve Türk bisikletçiler
Üçüncü etapta takımlar, günün başından itibaren kaçış gruplarına sınırlı alan tanıyarak finişe toplu giriş planını öne çıkardı; bu durum özellikle sprint trenleri güçlü olan ekiplerin Marmaris finişini ana hedeflerinden biri haline getirmesine yol açtı [1][13]. Rüzgârın açık kısımlarda pelotonu esnetmesi, inişlerde ise risk alan sporcuların fark yaratma çabaları, etap boyunca temponun sürekli yüksek kalmasını sağladı [1].
Son yıllarda kırmızı mayo ve Türkiye güzellikleri klasmanında görülen Türk bisikletçilerin aktif rolü, üçüncü etapta da kaçış denemeleri ve yokuş puanları üzerinden kendini gösterdi [1][2][11]. Yerli takımların, özellikle tırmanış ve ara sprint kapılarında görünürlük hedefiyle yaptığı ataklar, tribünlerdeki desteği artırırken, Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun son yıllarda odaklandığı alt yapı yatırımlarının sahadaki yansımasını da ortaya koyuyor [1][13].
