Bisiklet: Milan-San Remo ve Paris-Roubaix için Büyük Hedefler – Soudal–Quickstep, Magnier ile Tarih Yazmaya Hazırlanıyor [1]

[Paris-Roubaix]

Kaynak: Le10Sport

Soudal-QuickStep, Paul Magnier ile taşlı klasikler için yeni bir sayfa açıyor

Soudal-QuickStep, genç Fransız sprinter Paul Magnier etrafında Milan-San Remo ve Paris-Roubaix gibi anıtsal klasiklere odaklanan uzun vadeli bir proje inşa ediyor. Takım, 2024 sezonunda elde ettiği çoklu etap zaferleri ve bir günlük yarış galibiyetleriyle tekrar klasikler kimliğini güçlendirirken, Magnier’i hem sprint finişlerinde hem de zorlu taşlı parkurlarda lider rolüne hazırlıyor. [3][6]

Milan-San Remo: En hızlı anıt, yükselen rekabet

Milan-San Remo, 288 kilometrelik uzun parkuru ve Poggio tırmanışıyla sprinterler ile klasik uzmanlarını aynı anda teste sokan, takımlar için sezonun en önemli vitrinlerinden biri olmaya devam ediyor. 2024 edisyonu, ortalama hızın 46 kilometrenin üzerine çıkmasıyla tarihin en hızlı Milano-San Remo’larından biri olarak kayda geçerken, finişte Jasper Philipsen’in dar farkla kazandığı sprint, sprinter trenlerinin ve konum alma savaşının belirleyici olduğunu bir kez daha gösterdi. [7][4]

Belçika merkezli Soudal-QuickStep için bu yarış, son metreye kadar konum mücadelesini, Poggio sonrası teknik inişlerde risk yönetimini ve düz finişte yüksek hızda blok halinde kalmayı aynı anda planlamayı zorunlu kılıyor. Takım, Magnier’in sprint gücünü bu uzun ve yıpratıcı profil üzerinde test ederek onu hem klasikler, hem de büyük tur etap finişleri için çok yönlü bir silaha dönüştürmek istiyor. [3][6]

Sprinter odaklı taktik kurgusu

Milan-San Remo için Soudal-QuickStep’in taktik kurgusu, klasikler deneyimi bulunan domestiklerin gün boyunca rüzgârı kesip poggio öncesi enerji tasarrufu sağlaması, ardından son 30 kilometrede sprinter treninin devreye girmesi üzerine kuruluyor. Ekip, özellikle Poggio ve Cipressa tırmanışlarında zamana karşı uzmanları ve dayanıklı klasikçilerle tempoyu kontrol ederek lider sprinterin elit grupta kalmasını hedefliyor. [6][7]

Magnier’in 2024 sezonunda kısa etaplar ve tek günlük yarışlarda elde ettiği zaferler, onun yorgunluk altında dahi patlayıcı sprint yapabildiğini ortaya koydu ve Soudal-QuickStep’i, bu profile uygun anıtsal klasik planlarında Fransız bisikletçiye daha büyük rol vermeye itti. Takım yönetimi, genç sprinterin deniz kenarına inişle birlikte oluşacak karmaşık sprint senaryolarında soğukkanlı kalabilmesi için sezon boyu farklı yarışlarda benzer final desenlerini simüle ediyor. [3][6]

Paris-Roubaix: Taşlı cehennemden gelecek lider

Paris-Roubaix, 50 kilometreyi aşan taşlı sektörleri, Arenberg Ormanı ve Carrefour de l’Arbre gibi kritik bölümleriyle klasik uzmanlarının kariyerini tanımlayan en sert yarışlardan biri konumunda. 2024’te Mathieu van der Poel’ün 60 kilometrelik uzun solo atağı ve 3 dakikalık farkla gelen tarihi zaferi, taşlı klasiklerde ham gücün yanında doğru anda risk alabilen takımların öne çıktığını gösterdi. [2][5]

Soudal-QuickStep için bu tablo, geçmişte elde ettiği çok sayıda Roubaix başarısından sonra yeni bir yapılanma gereksinimini de beraberinde getiriyor. Takım, hem taşlı klasiklerin temposuna dayanabilen, hem de finişe grup halinde girilirse sprint atabilecek bir profil olarak Magnier’i kademeli şekilde bu yarışa hazırlamayı planlıyor. [3][12]

Taşlı klasikleri hedefleyen yeniden yapılanma

Son yıllarda etap yarışlarında ve zamana karşı performanslarında öne çıkan Soudal-QuickStep, 2024 sezonunda bir günlük yarışlarda altı zafer ve 27 etap galibiyetiyle klasikler kimliğini yeniden güçlendirdi. Bu süreçte Remco Evenepoel ve Tim Merlier gibi isimler skor tabelasını sürüklerken, genç Fransız sprinterin de çeşitli etaplarda üst düzey rakiplere karşı kazandığı finişler yönetimin dikkatini taşlı klasiklere çevirdi. [6][3]

2025 değerlendirmelerinde, Evenepoel’in takımdan ayrılması sonrası 2026 sezonunda tekrar klasikler merkezli bir çekirdek kurma kararı, Paul Magnier’i ön plana çıkaran en kritik kırılma noktalarından biri oldu. Takım içi puan sıralamasında üst basamaklara tırmanan genç sürücünün, cobblestone yarışlarında liderlik seviyesine taşınması, Soudal-QuickStep’in tarihsel “taşlı uzman” imajıyla da örtüşüyor. [12][3]

Paul Magnier’in rolü ve uzun vadeli proje

2024’te profesyonel pelotona adım atan Paul Magnier, ilk iki sezonunda sprint etaplarında ve klasik benzeri profillerde elde ettiği çok sayıda galibiyetle WorldTour seviyesinin en parlak genç isimlerinden biri haline geldi. Soudal-QuickStep ile yapılan ve 2027’ye uzanan uzun süreli sözleşme, hem takımın hem de sporcunun Milan-San Remo, Paris-Roubaix ve diğer taşlı klasikler için orta vadeli bir plan üzerine uzlaştığını gösteriyor. [3][18]

Fransız bisikletçi, yaptığı açıklamalarda anıtsal klasiklere duyduğu özel ilgiyi vurgularken, özellikle taşlı yarışların “saf bisiklet” ruhunu yansıttığını söyleyerek bu alanda gelişmek istediğinin altını çizdi. Takımın ünlü “Wolfpack” atmosferi, genç sprinterin hem taktik zekâsını hem de zorlu koşullarda dayanıklılığını artırmak amacıyla, klasik blokta deneyimli isimlerle aynı yarış programına yerleştirilmesiyle destekleniyor. [3][9]

Verilerle Soudal-QuickStep ve Magnier

Sezon Takımın bir günlük yarış zaferleri Takımın etap zaferleri Magnier’in profesyonel zaferleri
2024 6 27 5

Takımın 2024 sezonunda bir günlük yarışlarda altı, etaplarda ise yirmi yedi galibiyete ulaşması, klasikler ve sprint odaklı kimliğin hâlâ en güçlü silahları olduğunu ortaya koyuyor. Aynı yıl içinde Magnier’in beş zafer elde etmesi, onu genç yaşta takımın puan hanesinde kilit oyunculardan biri haline getirerek Milan-San Remo ve Paris-Roubaix gibi en üst seviye hedeflere doğru basamakları hızla çıkmasını sağladı. [6][3]

Türk bisikletseverler ve klasikler kültürü

Türkiye’de bisiklet kamuoyu genellikle yol bisikletini büyük turlar ve Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu üzerinden takip etse de, son yıllarda Eurosport ve dijital platformların etkisiyle Milan-San Remo ve Paris-Roubaix gibi anıtsal klasiklere ilgi belirgin biçimde artıyor. Özellikle genç sporcular ve kulüpler, taşlı klasiklerde kullanılan taktikler, rüzgâr ve yol konumu mücadelesi ile sprint trenlerinin organizasyonunu, kendi yarış planlamaları için örnek model olarak inceliyor. [5][7]

Soudal-QuickStep’in Paul Magnier etrafında kurduğu proje, Türk sporseverlerin yakından takip ettiği Avrupa takviminde, sprinter kökenli bir ismin nasıl taşlı klasik liderine dönüştürülebileceğine dair güncel bir çalışma örneği sunuyor. Bu dönüşüm sürecinde antrenman yoğunluğu, sezon içi yarış programı seçimi ve takım içi rol dağılımının uyumu, hem Avrupa hem de Türkiye’de gelişmekte olan genç bisikletçiler için dikkatle izlenen unsurlar arasında yer alıyor. [3][12]