Kayadan Kaliforniya’nın okyanus kıyısından başlayan ve binlerce kilometre sonra Atlantik sahilindeki kumlara uzanan Race Across America parkurunda dört kadından oluşan “Four the Record” takımı, kadınlar dörtlü ekip rekorunu kırmak için pedala bastı. Kıtanın bir ucundan diğerine uzanan bu ultra dayanıklılık mücadelesi, hem kadın sporcuların sınırları zorladığı bir performans yarışı hem de küresel ölçekte kadın dayanıklılık sporlarına artan ilgiyi yansıtan sembolik bir girişim olarak dikkat çekiyor.
Amerika’yı Baştan Başa Geçen Yarış
Race Across America, yaklaşık 4.800 kilometrelik mesafesi ve 50 bini metreyi aşan toplam tırmanışıyla, bisiklet dünyasında Tour de France’tan dahi daha zorlu kabul edilen ultra dayanıklılık yarışları arasında gösteriliyor. Yarışta saat durmadan işler; takımlar ve solo sporcular gece–gündüz, genellikle günde 20 saatin üzerinde bisiklete binerek, Amerika kıtasını en kısa sürede geçmeye çalışıyor.
Parkur, Kaliforniya’daki Oceanside’dan başlayarak çöller, Büyük Kanyon çevresi, Ortabatı’nın sert rüzgârları ve doğu yakasındaki Appalachia geçitleri üzerinden Atlantik kıyısındaki bitiş noktasına uzanıyor. Bu zorlu hatta hem aşırı sıcaklık farkları hem de yüksek rakım koşullarıyla mücadele eden sporcular için beslenme, uyku yönetimi ve lojistik en az fiziksel güç kadar belirleyici oluyor.
Dört Kadınlık Ekip “Four the Record”
“Four the Record” ekibi, farklı ülkelerden ve farklı spor geçmişlerinden gelen dört deneyimli kadın dayanıklılık sporcusundan oluşuyor. Triatlon, dayanıklılık kürek ve uzun mesafe bisiklet gibi disiplinlerde kendini kanıtlayan ekip üyeleri, RAAM’de kadınlar dörtlü takım kategorisinde hem kendi derecelerini geliştirmeyi hem de rekor hedefiyle tarihe geçmeyi amaçladı.
Takımın hazırlık sürecinde yoğunlaştırılmış antrenman kampları, güç–dayanıklılık programları ve uzun gece sürüşleri öne çıkıyor. Sporcular, yarıştan aylar önce haftalık yüzlerce kilometreyi bulan antrenman yüküyle sadece bacak gücünü değil, uyku yoksunluğuna ve saatler süren fiziksel strese verecekleri tepkiyi de test etti.
Rekor Hedefi ve Zamanla Yarış
Kadınlar dört kişilik ekip kategorisinde daha önce ulaşılan dereceler, altı–yedi günlük sürelerin ve 30 km/saat civarındaki ortalama hızların ne kadar zorlayıcı bir çıta koyduğunu gösteriyor. “Four the Record” takımı, RAAM 2024’te bu çıtayı aşmak için parkuru yaklaşık altı gün civarında tamamlama ve ortalama hızı kadın takımları için rekor seviyeye taşıma hedefiyle yola çıktı.
Bu hedef doğrultusunda yarış stratejisi, neredeyse askeri bir planlama titizliğiyle hazırlandı. Ekip, dört saatlik dilimlere bölünmüş sürüş ve dinlenme döngüleri, kısa ama yüksek tempolu “şift”ler ve rüzgâr, eğim, sıcaklık gibi faktörlere göre dinamik olarak güncellenen rota taktikleriyle zaman kaybını en aza indirmeye odaklandı.
Lojistik, Destek Ekibi ve Gecenin Karanlığı
Race Across America’da başarı, yalnızca pedalı çeviren sporculara değil, onlara 7/24 eşlik eden destek ekibine de bağlı. “Four the Record” için hazırlanan lojistik plan; karavan, takip araçları, beslenme noktaları, uyku alanları ve teknik servis düzenini kapsayan kapsamlı bir organizasyonu içeriyor.
Destek ekibi, sürücüler, navigatörler, beslenme uzmanları ve gönüllülerden oluşan çekirdek bir kadroyla, parkur boyunca sporcuların güvenliğini sağlarken aynı zamanda yola harcanan her dakikanın verimliliğini artırmaya çalışıyor. Gece sürüşlerinde, özellikle Ortabatı’daki rüzgârlı ve tozlu bölümlerde araçların aydınlatması, dinlenme molalarının süresi ve sahanın anlık hava durumuna göre yönetimi, rekor ihtimalini doğrudan etkileyen unsurlar haline geliyor.
Ultra Dayanıklılıkta Kadın Sporcuların Yükselişi
Son yıllarda ultra dayanıklılık sporlarında kadın sporcuların performans düzeyi ile erkeklerle arasındaki farkın daraldığına ilişkin veriler, bilimsel çalışmalarda ve büyük yarış sonuçlarında daha görünür hale geldi. Özellikle 24 saatlik bisiklet etkinlikleri, ultra maratonlar ve okyanus geçişlerinde kadın ekiplerin genel klasmanlarda üst sıralara tırmandığı örnekler, RAAM gibi yarışlarda kadın takımlarına dair beklentileri de yükseltiyor.
Race Across America’da kadın sporcuların solo ve takım kategorilerinde üst sıralara oynaması, dayanıklılık sporlarının “erkek egemen alan” imajını sorgulayan güçlü bir karşı anlatı sunuyor. “Four the Record” gibi tamamen kadınlardan oluşan ekiplerin rekor hedefiyle sahneye çıkması, hem genç sporcular için rol model etkisi yaratıyor hem de sponsorluk, medya görünürlüğü ve kurumsal destek tarafında kadın odaklı projelere alan açıyor.
Türkiye’den RAAM ve Ultra Bisiklete Bakış
Türkiye’de uzun yıllar yol bisikleti denince daha çok kısa ve orta mesafeli yarışlar öne çıkarken, son dönemde ultra maratonlar, brevet serileri ve çok etaplı dayanıklılık yarışlarına ilgi belirgin şekilde artıyor. İç ve dış turizm destinasyonlarına yönelik çok günlük bisiklet turları, Anadolu coğrafyasının sert yükselişleri ve iklim çeşitliliğiyle birleşince, RAAM tarzı ultra yarışların zorluklarına aşina bir sporcu profili oluşmasına katkı sağlıyor.
Bu açıdan bakıldığında, Amerika kıtasını baştan başa geçmeye çalışan “Four the Record” gibi projeler, Türkiye’deki bisiklet camiasında da yakın takip edilen, ilham veren hikâyeler olarak öne çıkıyor. Yerli sporcuların ilerleyen yıllarda RAAM veya benzeri ultra dayanıklılık organizasyonlarında daha görünür hale gelmesi, hem federasyonların hem de özel kulüplerin uzun vadeli hedefleri arasında yer almaya başladı.
Süreler, Mesafeler ve Stratejiler
Ultra dayanıklılık yarışlarında takımların başarısını belirleyen temel göstergelerden biri, toplam bitiriş süresi kadar, bu süre boyunca korunan ortalama hız. RAAM gibi bir parkurda kadın takımlar için 28–30 km/saat bandında sabit bir ortalama tutturmak, hem tırmanış yoğunluğu hem de iklim koşulları düşünüldüğünde, elit seviyede bir performansa işaret ediyor.
Aşağıdaki tablo, RAAM benzeri ultra dayanıklılık koşullarında kadınlar dörtlü ekip kategorisinde hedeflenen temel performans parametrelerine dair genel bir çerçeve sunuyor:
| Kategori | Hedef Süre (gün) | Hedef Ortalama Hız (km/s) | Yaklaşık Günlük Mesafe (km) |
| Kadınlar 4 Kişilik Ekip | 6–7 | 28–30 | 650–750 |
Bu seviyede bir tempoyu korumak için ekipler, kısa ama yüksek yoğunluklu sürüş blokları, sık rotasyonla taze bacak kullanımı ve minimum duruş süresi üzerine kurulu bir taktik benimsemek zorunda. Her sporcunun fiziksel verileri, nabız, güç çıktısı ve uyku döngüsü, destek ekibi tarafından anlık olarak izlenerek strateji sürekli güncelleniyor.
Toplumsal Mesaj ve Geleceğe Etkisi
“Four the Record” girişimi, sadece bir rekor denemesi değil, aynı zamanda iş hayatında, akademide ve sporda eş zamanlı roller üstlenen kadınların görünürlüğünü artıran güçlü bir hikâye sunuyor. Yüksek tempolu kariyerlerini sürdürürken kıtalararası bir dayanıklılık yarışına hazırlanan ekip üyeleri, pek çok genç kadına sporla profesyonel yaşamı bir arada yürütebilmenin mümkün olduğuna dair somut bir örnek oluşturuyor.
Bu tür projelerin, hem ABD’de hem de Avrupa ve Türkiye’de, kız çocuklarına yönelik bisiklet ve dayanıklılık sporları programlarının yaygınlaşmasına katkı sağlaması bekleniyor. Kıtalar arası rekor denemeleri, küresel ölçekte kadın sporcu ağlarının güçlenmesine, deneyim paylaşımına ve ortak projelerin doğmasına da zemin hazırlıyor.
