Yapısal İrksel Eşitsizlik Tartışmaları Türkiye’de Yankı Uyandırdı: Sanal Kitap Lansmanı ile Güncel Hal Aldı
Othering & Belonging Enstitüsü tarafından düzenlenen “Yapısal İrksel Eşitsizlik: Fırsat Dinamikleri ve Irkın Küresel Etkileri” başlıklı sanal kitap lansmanı, Türkiye’de sosyal adalet gündemini yeniden şekillendirdi. Bugün saat 15.00’de başlayacak etkinlikte, küresel ölçekteki ırksal ayrımcılık mekanizmaları ve fırsat eşitsizliği Türkiye bağlamında incelenecek. Yayınlanan çalışma, Amerika merkezli verileri Türkiye’nin çok kültürlü toplum yapısıyla kıyaslayarak yeni çözüm önerileri sunuyor.
Türkiye’de Yaşanan İrksal Ayrımcılık Dinamikleri
Son yıllarda Türkiye genelinde göçmen nüfusun artmasıyla birlikte ırksal ayrımcılık vakalarında kayda değer bir yükseliş gözlemlendi. Ülke genelinde yürütülen anketlere göre, Suriyeli mültecilerin yüzde 63’ü iş başvurularında kültürel engellerle karşılaştığını ifade ederken, bu oran genç kadınlar arasında yüzde 74 seviyesinde seyrediyor. Eğitim alanında ise göçmen çocuklarının yerel okullarda sosyal izolasyon yaşaması, toplumsal entegrasyon sürecini zorlaştıran temel faktör olarak öne çıktı. Memur ve memur emeklilerine 2026-2027 döneminde yapılacak zamların yanında özel sektörde fırsat eşitsizliğinin giderilmesi için yeni politikaların hayata geçirilmesi gerektiği uzmanlar tarafından vurgulandı.
Küresel Olaylar ve Toplumsal Dayanışma Bağlantısı
Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümü münasebetiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Umut havasının önünde kimse duramayacak” açıklaması, toplumsal huzur vurgusunu yeniden gündeme getirirken, bu bağlamda etnik çeşitliliğin kentleşme politikalarına yansıması daha da önem kazandı. Gazze kentindeki Nasır Hastanesi saldırısıyla ilgili uluslararası tepkiler, yapısal şiddet dinamiklerini küresel ölçekte tartışmaya açtı. İsrail ordusunun saldırıya onay verdiği iddiaları, benzer ayrımcılık mekanizmalarının farklı coğrafyalarda nasıl işlediğini anlamak için kritik bir vaka olarak kitapta detaylandırıldı.
- Eğitim sisteminde çok kültürlü programların acil şekilde entegre edilmesi
- Kamu görevlilerine yönelik ırksal yanlılık eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi
- Göçmen işçilerin haklarını koruyacak yasal düzenlemelerin 2026 bütçesinde önceliklendirilmesi
Sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’de son iki yılda yüzde 40 oranında artmasına rağmen, bu kuruluşların ırksal eşitlik çalışmalarına ayrılan kaynaklar hala yetersiz seviyede kalıyor. Kitapta yer alan analizler, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi için yerel yönetimlerin yanı sıra özel sektörün de aktif rol alması gerektiğini ortaya koyuyor. Beşiktaş Kulübü’nün yeni transferi Tiago Djalo gibi uluslararası alanda örnek teşkil edecek stepelerin, spor alanında bile kültürel çeşitliliği destekleyici etki yaratabileceği vurgulandı.
Kamu-Özel Sektör İş Birliği Önerileri
Yapısal ırksel eşitsizliğin giderilmesi için kamu-özel sektör iş birliğinin geliştirilmesi gerektiği üzerinde durulurken, ülkenin farklı bölgelerinde yürütülen altyapı projelerinin fırsat eşitsizliğini azaltıcı potansiyeli de değerlendirildi. Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin Ergani ilçesinde tamamlamak üzere olduğu 42 milyon TL’lik içme suyu hattı projesi, kırsal kesimlerdeki erişim eşitsizliğini azaltmada örnek teşkil ediyor. Uzmanlar, benzer projelerin göçmen nüfusun yoğun olduğu bölgelerde de acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.