Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Sağlık

Sağlıklı Yaşam İçin Fiziksel Aktivitenin Önemi

Bildiğiniz gibi Cyclingtr , bisiklet, triatlon, yüzme ve koşu branşlarında haber, inceleme, antrenman ve beslenme üzerine makaleler yayımlayan çok yönlü bir internet portalı. Haber ve makalelerimizi sizler için hazırlarken...

Egzersiz Yapmak Neden Zor Gelir? Sizi Motive Edecek İpuçları

Egzersiz yapmanız gerektiğini biliyosunuz. Sebebi de belli: Egzersiz -en basit anlatımla oturmaktansa hareket etmek- sağlığınızı korumak ve çocuklarınıza iyi örnek olmak için çok önemlidir. O zaman neden harekete geçmek...

Sporcu Sağlığı ve Spor Hekimliğinin Önemi

Dünya Sağlık Teşkilatı ’ nın (WHO) çağdaş ve geniş anlamlı tanımına göre sağlık; “Yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. ” Sporcunun sağlık durumunda...

Beyin BioKimyasının Spor Yorgunluğundaki Önemi

Yorgunluğu önleyici tedbirler başlığı ile konunun bilinenden farkı ne gibi boyutları olduğunu merak etmiş olmanız, makalenin sonundaki beyinsel doygunlukla ayrılmanızı hedefledik. Makaleme başlık atarken, "Yorgunluğu Önleyici Tedbirler"...

Travmalı Düşüşün Anatomisi

Eminim ki bu sporu yapıp da önemli bir düşüş yaşamayan arkadaşım neredeyse yok gibidir. Çeşitli talihsizliklerden sonra düşmeler yaşanıyor, ama sanırım bu işin hep tıbbi yanlarıyla karşı karşıya kaldık. Profesyonel yarışlarda...

Mevsimsel Sorun: Bisiklet ve Koşucular için Güneşten...

Güzel havalar nihayet geldi derken bisikletimizle bizi bekleyen yepyeni maceralara gidonu çeviriyoruz. Bisikletin sunduğu benzersiz özgürlük ve keyifin dozunu ise kısıtlayan engellerden... Güneşin etkisini her yıl olduğu...

Kilo Alamayanlar İçin İpuçları

Çoğunluğun yüzyıllardır kilo verme ve kilosunu koruma çabası yaygınken, azınlıkta kalan bir grup vardır ki onlar ömürleri boyunca kilo alamamaktan, zayıflıktan yakınır. Obezlere göre arka planda kalan bu gruptaki zayıf...

Bisikletçiler Bacaklarını Traş Etmeli Mi?

Bisikletçiliğe başladığım günden beri duyduğum sorular arasında "Bisikletçiler Bacaklarını Traş Etmeli Mi?" gelir. Bu yazımda bisiklet dünyasındaki büyük isimlerin bu merak edilen soruya verdikleri cevaplara...

Doğru Yağları Tüketmek

Diyet Yapanların Stratejisi : Düşük yağlı yiyecekler tüketmek Atletlerin Stratejisi : Doğru yağları tüketmek Yağsız beslenme çılgınlığı '90lı yıllardan sonra zirve yaptı fakat birçok diyet meraklısı hala sıvıyağlardan...

Kırılmaz Kemikler

Başlık dikkatinizi çekmiş ve inanılmaz gelmiş olabilir. Doğru, kırılmaz kemik yoktur fakat kemiklerinizi güçlendirici önerilerimizle yaralanmalardan kaçınabilirsiniz. Yakın zamanda yapılan çalışmalar gösteriyor...

Omuz Yaralanmaları ve Yüzücüler. Dr. Feridun Özdamar

Geçtiğimiz günlerde yüzmedeki sakatlıkları ile ilgili olarak aynı zamanda hem hekim olan hem de Eski Milli Yüzücü olan Feridun ÖZDAMAR ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendisine, yüzücülerin...

Sele Acılarından Kurtulmanın Yolları

Ön Not: Buradaki bilgiler, pedli şort/tayt giyen sürücüler içindir. Pedli şort giymiyorsanız, ilk yapmanız gereken pedli şorta/tayta geçmek. SELE ACILARINDAN KURTULMANIN YOLLARI Sele acısı bir sürüşü mahvedebilir...

Ramazan Ayında Bisiklet, Sağlık Ve Performans

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte beslenme düzeninde haliyle büyük değişim oluyor. Gece sahur yemeklerini yiyip, uyumak bir çok kişide kilo yapıyor. Oruç tutmayı kolaylaştırmak için fazlaca yapılan dinlenmeler sıcağın...

Zararlı Güneş Işınlarından Yüzünüzü...

Yaz aylarının başlamasıyla artan zararlı ışınlara maruz kalma ve cildimizin zarar görme endişesiyle biz sporcuların da önemle dikkate aldığı cilt bakımımız için de tehlikeli bir döneme giriyoruz. Yıl boyunca ışınlara maruz kalsak...

Yaz Mevsiminin Önemli Sorunları Dehydration ve Hyponatremia

Sıcak günlerin başlaması ile spor yapanlar için su veya spor içeceği hayati önem kazanmaktadır. Vücudun yarıdan fazlası sudan oluşmaktadır. Suyun vücudumuzda bu kadar çok olmasına rağmen su mevcudunun seviyesini...

      

 

 

Sürekli konu olan Laktik asit nedir? Nasıl oluşuyor?

 

Klasik olarak heryerde bahsedilen anlamı: Yoğun egzersiz sırasında  vücudumuzda oluşan bir enzimdir ve bu enzimin birikmesi ile vücudumuzda yorgunluğa ve ağrıya sebep oluyor. Bu açıklama genel ve basit olarak birkaç kelimeye sığdırılmış halk arasında bilinen en yalın ve yaygın açıklamadır.

 

 

Bilimsel olarak yapılan açıklamalarını, yorumlarını derlediğimde; Antrenmana başlarken vücudun glikoz ve karbonhidrat depolarının birikmiş ve kullanıma hazır, kasların dinlenme modunda sertleşmemiş, kasılmamış olma durumu söz konusudur. Kaslara ulaşan kan akışı normal seyirde, damarlar sertleşmemiş, yeterli miktarda kan ve oksiJen taşıyabilir durumdadır.

 

Antrenmana başlandığında vücut öncelikle glikojeni enerjiye çevirir ve güç elde eder. Çoğumuzun bildiği gibi glikojen kana en hızlı karışan ve hızla enerjiye dönüşen bir maddedir. Vücut glikojenden elde ettiği güç sonrasında vücutta kullanıma hazır karbonhidrat birikimlerini enerjiye çevirmeye başlar. Solunum ve dolaşım sistemimiz bu esnada dokulara yeterince oksijen taşıyabilmektedir. İşte bu aşamada glikojen üretiminden elde edilen yüksek güç sonrası kaslarda sıklaşma ve kasılmalar başlar. Antrenman yoğunluk temposu arttırıldığında artık vücudun enerji yakmak üzere kullanması gereken oksijen miktarı da artar. Karbonhidratın enerjiye çevrilmesi kasılmış olan kaslar içerisinde sıkışan damarlarda kanın ilk başladığımız zamana oranla kas arasında sıkışarak daha az kan ulaştırması ve içerisinde daha az oksijenin kaslara ulaşması ile vücut karbonhidrat yakımı için yüksek oksijen seviyesi kullanmak yerine oksijensiz ortamda enerji üretmeye başlar. Bu enerji oluşumunda oksijensiz ortamda üretilen enerji ile vücutta laktik asit artmaya başlar (Laktik asit istirahat halindeyken bile az bir miktarda da olsa kanımızda bulunur (0,5 - 1,5 mmol kadar)). Üretilen laktik asit kaslardan alınarak karaciğere taşınır ve yeniden enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere parçalanır. Bu yoğunlukta laktat yapım ve yıkımı arasında bir denge vardır ve bu şekilde egzersiz glikojen depoları boşalana kadar sorunsuz bir şekilde sürdürülebilir. Sporcunun vücudu üretilen laktik asidin enerjiye çevrilmesi için alışkın bir bünyeye de sahipse ve hücreleri laktik asidi karaciğere taşıyabilecek düzeyde yeterliyse burada DAYANIKLILIK - DİRENÇ dediğimiz kavram oluşur. Karaciğere enerji olarak taşınamayan ve vücutta birikerek kalan laktik asidin ileri aşamada kana karışması ile içerisinde laktik asit olan kanın beyne ulaşması neticesinde beynin sinir sisteminde yorgunluk hissi oluşmaya başlar.

 

 

Laktik Asit'in diğer bir adı süt asididir. Ayran, süt, yoğurt, kefir, peynir gibi süt mamüllerinin içerisinde de bulunan laktik asit bu gıdalarla vücuda alındığında yorgunluk hissi, uyku hali veren gıdalardır. Sebebi, laktik asidin vücutta yorgunluk hissi uyandırarak kasılan kaslar içerisindeki düşük olan kan dolaşımının, vücudu dinlenmeye yönelterek normal düzeye dönmesini sağlamaktır. Böylesi bir düzeyin vücuttaki glikojenin tükenmesi sonrası karbonhidrat yakımı sırasında olduğu düşünülürse ortalama 30 dakikayı aşan idmanlarda ve kaslardaki şişkinlik ile damarların sıkışması aşaması göz önüne alındığında yüksek performanslı yoğun tempoda kişiye göre değişken sınır düzeyinin vücudun laktik asit eşiği sınırında hissedileceği ortaya çıkıyor.

 

Vücudun laktik asit eşiği sporcunun bünyesinin antrenman seviyesi ile ilişkilidir. Dolayısıyla antrenmana alışık, dayanıklılık ve direnç seviyesi yüksek sporcunun laktik asit eşiği antrenmansız ve dayanıklılığı olmayan bünyeye oranla daha yüksektir. Antrenmansız bir bünyenin yoğun antrenman sonrası laktik asit belirtileri kaslardaki ağırlık, yorgunluk ve ağrı ile kendini gösterecektir. Vücudun laktik asit birikimini zamanında karaciğere taşıyıp enerjiye çevrilmesini sağlayamadığı antrenmansız vücutlarda birikim doğal olarak ilk spora başlandığında daha yüksek olacaktır. Yoğun antrenman sonrası aktif dinlenme ile laktik asit seviyesinin düşürülüp vücut henüz sıcakken kasların rahatlatılması (damarların genişlemesinin sağlanması) pasif dinlenmeye oranla laktik asit seviyesini daha hızlı düşürdüğü bilimsel araştırmasını daha önceki yazımda paylaşmıştım. Buradan ulaşabilirsiniz.

 

Daha profesyonel olarak baktığımızda yoğun idman ve yarış sonrası masajın etkisi de önemli ölçüdedir. Çok etaplı Pro-turlara katılan yarışçıların takımlarının sahip olduğu masörlerin etap sonunda masaj takviyesinde bulunduğunu biliyor muydunuz?

 

 

Astana takımında saat 18:00'de kürsü gören yarışçılar saat 20:00'da masajdalar. Yoğun zorlu etaptan 2 saat sonra...

 

Masajın etkisini şu şekilde açıklayabiliriz: 

 

Kan dolaşımı yönünde tekniğe göre yapılan masaj ile genel bir gevşeme sağlanır. Hafif yapılan şekline Relax daha sert yapılan şekline göre İsveç (Swedish) olarak adlandırılır. Kas ve dokular normal düzeye dönebilmek için yine enerjiye ihtiyaç duyarlar. Özellikle bisiklet sporunun yoğun idmanlarında ve çok turlu yarışlarda kaybedilen enerjinin vücudun hızla toparlanması için kaybedilen minerallerin hızla yerine konması önemlidir. Bu konuya sporcunun beslenmesi başlığında daha detaylı inceleyeceğiz. Yoğun idman sonrası aktif dinlenme ardından vücudun kaybettiği enerjiyi hızla geri kazanmalı ve takiben masaj aşamasına geçilmelidir.

 

 

Yediğimiz besinler aldığımız havadaki oksijen sayesinde yakılır ve en küçük parçalarına kadar ayrılırken ATP ( Adenozin tri-phosphat ) denen biyokimyasal enerji üretilir. Ancak bu esnada laktik asit, yağ asitleri, amino asitler, karbondioksit ve serbest radikaller gibi bir takım yan ürünler de ortaya çıkar. Bunların kas ve dokularda birikmesiyle biyokimyasal yorgunluk hissedilir. Bu da performansımızı ve yaşam neşemizi düşürür. Masaj manipülasyonları kan ve lenf sıvısı akışını arttırarak ve deri altındaki sinir uçlarını uyararak kas ve dokuların canlanmasını, dolayısıyla bizim daha dinç ve dingin olmamızı sağlar. Yoğun antrenmanda kasılan kas ve dokuların kendilerini hızlı toparlayıp gevşetilmesinde masajın büyük etkisi söz konusudur. Kaslar normal düzeyine döndüğünde kan akışı hızlanacak, damarların kan yoluyla oksijen taşıma miktarı artacak dolayısıyla sporcu performansı da hızla artacaktır. Masaj ile antrenman sonrası yavaş yavaş normal seviyeye inecek olan laktik asit miktarı damarların genişlemesiyle daha hızlı normal düzeye indirilebilmektedir.

 

 


 

Sağlık kategorisindeki En Yeni Makaleler için tıklayınız

Gönderilen Per, Eyl 17 2009 12:20 gönderen Aylin

Yorumlar

25.460

Puan

İrfan Murat Tuğcu yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Per, Eyl 17 2009 13:32

Harika olmuş gerçekten. Yeni başlayanların birçok sorusuna cevap olacak

8.940

Puan

Cengiz Seçi yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Per, Eyl 17 2009 15:10

Çok faydalı bilgiler,  çok net olmuş teşekkür

9.361

Puan

erkan emanet yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Cum, Eyl 18 2009 13:44

Paylaşımınız için teşekkürler.....gayet faydalı bilgiler..

8.940

Puan

Alpay Akhun yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Cmt, Eyl 19 2009 18:26

Bilgilendirici makale içiçn teşekkürler, çok başarılı...

237.695

Puan

Hakan Koç yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Cmt, Eyl 19 2009 20:32

Teşekkrüler Aylin, uzun turlar yada bir sonraki yaırş için sporcunun yarışa hazılanması için sanırm bisikletçi masajının  asajın önemi ortaya çıkıyor bu durumda

8.283

Puan

ysnymn yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Çar, Eyl 23 2009 9:54

Merhabalar aylin ablacım. İnanın arkadaşlar çok önemli ve performasn olarak çok etkisi görüceğiniz birr konuyu bu kadar iyi anlatım için teşekkürler Zafer yolu turunda bende mesaj yaptırdım arkdaşa inanın çok fark ediyor.

8.940

Puan

İLYAS ÇELİK yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Cmt, Tem 3 2010 22:16

          Değerli ilgili verdiğniiz bilgi için teşekkür ederim ürünümüz SUPHER CLOROPHYL  ile ilgili araştırma yaparken yorumlarınıza rastladım şu anda spor kulüplerinin de kullandığı laktik asitti dengeleyen ve damarlara daha fazla oksijen taşıyan bu doğal detoks ürününü tanıtmaktan onur duyarım sporculara duyurulur.

İLYAS ÇELİK 0505 806 15 60

144.926

Puan

Aylin yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Paz, Tem 4 2010 15:36

İlyas bey ürününüzün içeriği hakkında forumda daha fazla bilgi verebilirmisiniz. WADA içerik listesinde doping olarak geçebilecek madde içermemesi sporcularımızın kariyeri için önemlidir.

Saygılarımla...

10

Puan

TOLGA AYLA yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Sal, Eyl 21 2010 8:53

Güzel bir paylaşım teşekkürler..

8.940

Puan

can yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Per, Eyl 23 2010 21:26

benim anlamadıgım yararlımı zararlımı

8.940

Puan

fatma yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Pzt, Eki 18 2010 17:59

benim araştırmam gerekende zararlımı yoksa yararlımı?

30.794

Puan

Onur Calp yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Sal, Kas 16 2010 9:49

@ can ; @ fatma : Pek iyi birşey değil :) yoğun antrenman yapılıyorsa,performansın düşmemesi amaçlanıyorsa laktik seviyesinin yüksek olması iyi değil.aksi taktirde seviyeler yüksek ise kişi kendini yorgun hissedecek ve derece çıkaramayacaktır.

50

Puan

emre bali yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Sal, Kas 16 2010 9:58

çok güzel olmuş ellerine sağlık bilgi için teşekkürler :)

2.566

Puan

Ece Bakıcı yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasil Savasiyoruz ?
Tarih Çar, Kas 17 2010 21:24

çok iyi bi paylaşım olmuş:)

Bunların kas ve dokularda birikmesiyle biyokimyasal yorgunluk hissedilir. Bu da performansımızı ve yaşam neşemizi düşürür.kendimi böle hissedince mert abi nie bölesin dio artık cevabım hazır;))

4.243

Puan

Bisiklet Tutkusu yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Çar, Kas 7 2012 19:54

çok yararlı olan bu paylaşım için teşekkürler

71.178

Puan

Özden yazdı re: Laktik Asit Nedir? Ne ile Nasıl Savaşıyoruz?
Tarih Cum, Kas 9 2012 18:45

teşekkürler:)

8.940

Puan

Antrenman yazdı Kış Etkinlik Önerileri
Tarih Çar, Şub 20 2013 12:08

Hava sıcaklığının uygun olduğu zamanlarda antrenman yapmak eğlencelidir. Çünkü dışarıda

- Makale Arşivleri